Ramazan ayında oruç tutarken öğün dengesini sağlayarak yeterli ve düzenli beslenmenin önemini vurgulayan Tamar, şu ifadelere yer verdi;
“Öncelikle, en çok ihmal edilen öğün genellikle sahurdur. Sahura kalkmak, gün içinde tok kalmanızı sağlayacak, sıvı kaybı, yorgunluk ve konsantrasyon gibi etkilerden etkilenmemizi en aza indireceğinden, sahur yapmayı mutlaka öneriyorum. Sahurda ağır yemekler, hamur işi ürünleri ve kızartmalar mideyi rahatsız eden şeylerden uzak durulmalıdır. Protein açısından zengin olan süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi yiyecekleri tüketmek, tok kalmanızı sağlar. Yanına mutlaka tam aralıklı ekmek eklenmelidir. Ayrıca susuzluğu tetikleyecek aşırı baharatlı ve tuzlu gıdalardan, özellikle işlenmiş et ürünleri olan sucuk, sosis, salam gibi gıdalardan uzak durmalıyız. Sahurda su içimi çok önemlidir. Bol su içip aşırı kahve ve çay tüketiminden uzak durulmalıdır.”
Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftarda hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarları olduğunu belirten Diyetisyen Tamar,” İftarda kan şekeri düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği oluşmaktadır. Bunun önüne geçmek için öncelikle bir bardak su ile orucumuzu açıp, bir kepçe kadar çorba içilmelidir. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika kadar mola vermelidir. Ana yemeği yavaş ve çiğneyerek tüketmek, mide rahatsızlığı, sindirim ve hazımsızlık sorunları yaşanmasının önüne geçecektir. Ana yemeklerde kuru baklagil, et, tavuk, sebze yemekleri arasında gün gün dönüşüm yapılması doğru olacaktır. Lif alımını artırmak için salata ve tam tahıllı ekmeği sofranızda bulundurmayı unutmayın.” şeklinde konuştu.
İftar sonrası şeker ihtiyacını şerbetli, ağır tatlılar yerine, sütlü tatlılar veya meyvelerle giderilmesi gerektiğini ifade eden Tamar, İftar ve sahur arasında ortalama 10-12 bardak su tüketimi yaparak, sindirime yardımcı olması açısından iftardan 1 saat sonra yarım saatlik yürüyüşler yapılmasını önerdi.
Hibya Haber Ajansı