Hürmüz Boğazı belirsizliği küresel piyasalarda risk algısını artırdı
İstanbul, 28 Mayıs (Hibya)-İkon Menkul Değerler, Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliklerin, Orta Doğu’daki gerilim, ECB’nin finansal istikrar uyarıları ve büyük ekonomilerdeki büyüme revizyonlarının küresel piyasalarda risk algısını artırdığını aktardı.
İkon Menkul Değerler’in piyasa değerlendirmesine göre, küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve ekonomik görünüm yatırımcıların odağında kalmayı sürdürüyor.
İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere ilişkin Umman ile yeni bir mekanizma üzerinde görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı. İran tarafı, savaş öncesi döneme kıyasla yeni koşulların farklı olacağını belirtirken, ABD ile Hürmüz konusunda henüz kapsamlı bir anlaşmaya varılamadığı ifade edildi.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise Orta Doğu’daki savaş, artan kamu borçları ve yüksek piyasa değerlemeleri nedeniyle Euro Bölgesi’nde finansal istikrar risklerinin yükseldiği uyarısında bulundu. Raporda, enerji arzında yaşanabilecek şokların enflasyonu artırırken ekonomik büyümeyi baskılayabileceği kaydedildi.
Almanya’da Ekonomi Bilirkişi Kurulu, jeopolitik riskler ve enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 0,9’dan yüzde 0,5’e düşürdü. Yüksek enerji fiyatlarının sanayi üretimi ve yatırımlar üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.
Petrol fiyatlarında ise önceki günkü sert yükselişin ardından geri çekilme görüldü. LNG tankerlerinin yeniden Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye başlaması, piyasalarda risk priminin bir miktar azalmasına yol açtı.
Çin’de sanayi şirketlerinin kârları Nisan ayında son 28 ayın en hızlı artışını kaydederken, yükselen enerji fiyatları ve yapay zekâ bağlantılı teknoloji talebinin bu artışta etkili olduğu ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile olası anlaşmanın “kusursuz” olması gerektiğini belirterek yaptırımların hafifletilmesinin gündemde olmadığını söyledi. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Boeing, 737 Max üretimini artırma sürecinde önemli bir aşamayı geride bıraktı. Şirketin üretim kapasitesini yükseltmesinin finansal toparlanma açısından kritik olduğu değerlendiriliyor.
Yeni Zelanda’da büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilirken, Japonya’da ise tahvil faizleri mali genişleme beklentileriyle yükseliş gösterdi.
Hibya Haber Ajansı